İsrail raporu: Şam havalimanındaki Türkiye radarı, Ankara'ya kapsamlı gözetleme imkanı sağlayabilir
Welat TV – Erbil
İsrail merkezli Alma Enstitüsü, Türkiye'nin Şam Uluslararası Havalimanı'na HTRS-100 radar sistemini konuşlandırmasının, resmi olarak sivil havacılığın modernizasyonu projesi olarak sunulmasına rağmen, Ankara'ya Lübnan ve kuzey İsrail'in bazı bölgelerine uzanan gelişmiş hava trafik kontrolü ve veri toplama imkanı sağlayabileceğini belirtti.
Enstitü, 10 Temmuz 2026 Cuma günü yayınlanan "Şam Havalimanı: Teknolojik Boyut ve Hava Tehdidi" başlıklı raporunda, Türkiye şirketi ASELSAN tarafından üretilen radar sisteminin Ocak 2026'da Şam Havalimanı'na konuşlandırıldığını belirtti. Raporda, Suriye yetkililerinin ve Şam'daki Türkiye Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın projeyi hava trafik altyapısını geliştirmeyi, uçuş güvenliğini artırmayı ve hava trafik yönetimini iyileştirmeyi amaçlayan bir proje olarak sundukları belirtildi.
Raporda ayrıca, sistemin teknik özelliklerinin askeri ve istihbarat operasyonlarında kullanımına olanak sağladığı eklendi. Raporda, radarın 150 ila 185 kilometre menzil içinde üç boyutlu hava gözetimi sağladığı, Şam hava sahasını, Lübnan'ın büyük bir bölümünü ve kuzey İsrail'e kadar uzanan bir alanı kapsadığı belirtildi.
Raporda, sistemin S bandında çalışan birincil gözetleme radarı, IFF (Dost veya Düşman Tanımlama) sistemiyle donatılmış ikincil bir gözetleme radarı ve arızalar veya siber saldırılar durumunda bile çalışmaya devam etmesini sağlayan bir yedek altyapı içerdiği ifade edildi. Enstitüye göre, bu durum onu veri toplama ve yüksek çözünürlüklü, gerçek zamanlı bilgi sağlama konusunda etkili bir araç haline getiriyor.
Enstitü, bu imkanların İsrail açısından, bölgedeki İsrail Hava Kuvvetlerinin hareket özgürlüğüne bir tehdit oluşturduğunu değerlendirdi.
Buna karşılık, Türkiye yetkilileri geçen Ocak ayında Şam Havalimanı'na askeri amaçlarla bir radar konuşlandırıldığı yönündeki haberleri yalanladı.
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Dezenformasyon Merkezi, havalimanında kullanılan sistemin yalnızca sivil hava trafiğini izlemek amacıyla kullanıldığını ve Suriye yetkililerinin talebi üzerine hava sahası yönetiminin verimliliğini artırmak ve uçuş güvenliğini sağlamak için devreye alındığını doğruladı. Merkez, sistemin askeri amaçlı kullanıldığına dair iddiaları, Türkiye'nin dost ve komşu ülkelerle ilişkilerine zarar vermeyi amaçlayan "dezenformasyon" olarak değerlendirdi.